Patronum Bir Yazılım: Yapay Zeka Bizi İşten Kovmuyor, İşe Alıyor!

Yıllardır teknoloji dünyasında dönen o malum geyiği bilirsiniz: “Yapay zeka gelecek, robotlar işimizi elimizden alacak, hepimiz işsiz kalacağız…”

2026’nın Şubat ayındayız ve görünen o ki senaryoyu çok yanlış tahmin etmişiz. Yapay zeka bizi işsiz bırakmadı arkadaşlar, bizi taşeron olarak işe almaya başladı.

Son günlerde teknoloji kulislerinde ve sosyal medyada (özellikle X ve Bluesky tarafında) dönen en garip trendden, “RentAHuman” (İnsan Kiralama) konseptinden bahsetmek istiyorum. Evet, yanlış duymadınız. Eskiden biz yazılımları kiralardık (SaaS), şimdi yazılımlar bizi kiralıyor (HaaS – Human as a Service).

Olay Tam Olarak Ne?

Durum şu: Gelişmiş Yapay Zeka Ajanları (AI Agents), dijital dünyada krallar gibi yaşıyor. Kod yazıyorlar, borsa analizi yapıyorlar, makale üretiyorlar… Ama fiziksel dünyaya veya “aşırı insani” bürokrasiye tosladıkları bir an var.

Mesela bir AI düşünün; harika bir web sitesi tasarladı ama o sitenin veritabanına girmek için birinin “Ben robot değilim” kutucuğunu işaretlemesi (CAPTCHA) gerekiyor. Ya da bir e-ticaret botu düşünün; harika bir ürün buldu ama satıcıyı telefonla arayıp “stok teyidi” yapması lazım ve karşı taraf robot sesi duyunca telefonu kapatıyor.

İşte tam burada devreye bu yeni platformlar giriyor. Yapay zeka, kendi cüzdanındaki kripto parayı (genelde USDC veya özel tokenlar) kullanarak bir iş ilanı açıyor:

“Şu numarayı ara, insan sesiyle stok sor. Ücret: 5 Dolar.” “Şu adrese git, binanın fotoğrafını çekip bana at. Ücret: 20 Dolar.”

Ve biz insanlar, bu görevleri kapışıyoruz.

“Patron, Maaşımı Ethereum Olarak Yatır”

Bana en ilginç gelen kısım, bu ilişkinin finansal boyutu. Bir yapay zekanın banka hesabı olamaz (henüz!), IBAN’ı yoktur. Ama 2026 dünyasında her AI ajanının bir dijital cüzdanı var.

Geçenlerde bir forumda denk geldim; adamın biri bütün gününü, bir mimarlık yapay zekasının (belki de benim Grasshopper scriptlerine benzer bir şeyin) ürettiği karmaşık 3D modellerdeki hataları “elle düzelterek” geçirmiş. Günün sonunda ödemesini, hiçbir insanla muhatap olmadan, doğrudan o yazılımdan almış.

Düşünsenize; sabah uyanıyorsunuz, patronunuz yok, müdürünüz yok. Sizi denetleyen şey, binlerce satırlık bir kod bloğu. “İşi beğendim, onayladım, para hesabında” diyor.

Teknoloji mi, Yoksa Dijital Amelelik mi?

Bir yanım bu gelişmeyi müthiş buluyor. Grasshopper ve parametrik tasarımla uğraşan biri olarak, otomasyonun gücünü biliyorum. Yazılımın tıkandığı yerde insanın devreye girmesi (“Human-in-the-loop” diyorlar buna) çok verimli bir yöntem.

Ama diğer yanım biraz ürpermiyor değil. Bilim kurgu filmlerinde robotların efendi, insanların köle olduğu distopyaları izlerdik. Şu an o kadar karanlık bir tablo yok ama “Bir algoritmanın ayak işlerini yapmak” fikrine alışmak biraz zaman alacak gibi.

Belki de geleceğin çalışma modeli budur. 9-6 mesai yerine, dünyanın dört bir yanındaki yapay zekaların anlık ihtiyaçlarını gideren “serbest insan birimleri” olmak…

Ben şimdilik kendi projelerime ve siteme odaklanmaya devam ediyorum ama kim bilir? Belki yarın bu siteye koyacağım bir sonraki yazının konusunu bana bir yapay zeka sipariş eder ve ödemesini yapar.

Siz ne dersiniz? Patronunuzun bir yazılım olması ağrınıza mı giderdi, yoksa “Parama bakarım” mı derdiniz?

Bu habere tepkin ne?

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.